6.
Ön-lük
Aradan aylar geçmiş. Takvim yaprakları, tüm ekolojik girişimlere rağmen anarşist tavrından ödün vermemiş. Bir kaç ay hastahanede yattım. Şizofrenmişim...Konuyu değiştirmek icab eder. Toplumsal geçmişimizin bize ağlaması arabesk parçalar yollayıp ağlamaklı ses tonu ile beni affet demesi bile bi çare... Konu değişti.
İçimden, Marks'ın varlığını sorgulamak geldi. Haftalarca muhabbet etmedim. Cevap vermedim, çay içmedim onunla. Bizde öyle ha ne yapax anam babam. Marks demişken bundan herkes ve her şey nasibini aldı. Gerçek ile olan bağımı son yudumladığım kaçak çayın yanında söndürdüğüm sigaranın küllüğünde bıraktım. Galiba onuda çöplüğe dönmüş zihnimde boşalttım.
....
Olaylar tabi ki böyle gelişmedi. Hastahanede ben yatıyorken... Tedavi uygulamaya çalışan doktor Marks ve Bakunin'den nasibini aldı. Bakunin öncelikle beyaz önlüğünü tanımadığını militarist bir kıyafet olduğunu söyleyip ilk darbeyi indirdikten sonra Marks'ta yapılacak olan tedavilerin bilimsel olmadığını söyledi. Doktor neye uğradığını şaşırmadı. Hak verdi.
Marks ile Bakunini bu başarılı eylemden sonra hastaneyi ele geçirdiler. Hastane bir okula dönüşmüştü adeta. Yeni yeni fikirler ortaya çıkıyor. Ciğerler söylenip, köz biber kavgası yapıldıktan sonra ayranlar içilip çaylar demleniyordu. Herkes buraya gelmeden önceki problemlerinden bahsediyordu. Bizim ekip hemen bunları not ediyordu. Çözümler üretilmeye çalışırken. Marks bir gün gelip tüm herkesi topladı. Kitleye uzun bir konuşma yaptı. Küçük çözümlerle bu sorunlar halledilmez, kökten ve yeni bir şey olmalı diye cümleler kuruyordu. Benim dışımda herkes pür dikkat dinliyordu. Sinek bile girdiği kulakta, hasanpaşadan aldığı halıyı sermiş konuşma ile ilgili not alıyordu.Ben ise fırsattan istifade çaya vuruyor ve dinliyormuş gibi yapıyordum. Her dediğine başımı sallıyordum. Ta ki gözlerimin içine bakıp o sözü söyleyene kadar.
-Anlatılan senin hikayendir...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder